SİGORTADA ETKİLİ MEVZUAT DÜZENLEMESİ VE DENETİM SİSTEMİ*


Piyasa ekonomisi prensiplerinin yönlendirdiği, liberalleşme ve özelleştirme ortamında işlev görecek bir sigorta pazarının oluşturulmasına yönelik reformlar hazırlanırken mali piyasaları ve tüketiciyi koruma esasları üzerinde yoğunlaşan etkili bir düzenleme ve denetim sistemi kurulması gerekmektedir. Sigorta düzenleme ve denetim sistemi, her ülkenin yöresel koşulları, politik ve yönetim kültürü ve o ülkede egemen olan bakış açısı dikkate alınarak oluşturulmalıdır. Bunun yanı sıra düzenleme ve denetim esaslarının değişen koşullara, kavramlara ve ekonomik gereksinimlere sürekli olarak uyumu sağlanmalıdır. Aynı zamanda, bu esaslar deneyim birikimleri dikkate alınarak en ince ayrıntıları ile düşünülmeli ve geliştirilmelidir.

Monopolistik, oligopolistik veya Devlet kontrolü altındaki sistemlerde, Devlet sigorta işlemlerinin her aşamasında devreye girmekte;

Devlet garantisi, sigorta işlemlerinin güvencesi ve ödeme gücünü desteklemeye yaramaktadır.

Bazı durumlarda ise (eski sosyalist Doğu Bloku ülkelerinde olduğu gibi) primler Devlet bütçesine aktarılmakta, hasarlar bütçeden ödenmektedir.

Sigortanın liberalleştirilme süreci; şeffaflık esasına dayalı ve bilgi iletişim araçlarının alıcıları ve satıcıları gerçek piyasa koşullarına dayalı olarak “bilinçli kararlar” alma yolunda desteklediği, hiçbir şirketin piyasayı yönlendirici durumda olamadığı veya kendi koşullarını piyasanın tümüne empoze edemediği rekabet koşulları altında işlem gören pazarların oluşturulmasını içermektedir.

Pazar yapısında özelleştirme ve rekabet kurallarının yasalaştırılmasıyla meydana gelen değişiklikler, yeni yerli ve genellikle yabancı katılımcıların pazara girmesine yol açmaktadır. Reasürans işlemlerinde monopolleşmenin kaldırılması pazara yeni katılımcıların girmesini sağlamaktadır. Daha genel olarak ekonominin liberalleşmesi ile önceleri Devletin mülkiyetinde kendi kendini sigortalama eğiliminde olan devlete ait imalat ve hizmet endüstrilerinin özelleştirilmesi sonucunda, sigortaya olan talep artış eğilimi göstermektedir.

Pazar ekonomisi prensiplerinin ve liberalleştirmenin uygulamaya konulması, sigorta işlemlerini yönlendirilmesine ilişkin devlet müdahalesinin içeriğini değiştirmektedir. Devletin sigortaya ilişkin rolü, pazara duyarlı kurallar ile özellikle ödeme gücü ve tüketiciyi koruma önlemleri üzerinde yoğunlaşan düzenlemeler yapılmasına doğru evrim geçirmektedir. Aynı zamanda, en azından ilk aşamada sigorta endüstrisinin geliştirilmesinde devlet rol almaktadır.

Pazar ekonomisine yönelik reformların, liberalleşmenin ve özelleştirmenin girişimcilik serbestisinin sorumluluğunu ve güvenirliliğini teşvik etmesi, kaynak tahsislerinde optimizasyon sağlaması, üretimin etkinliğini arttırması, arz ve talep arasında daha tutarlı denge sağlaması ve sonuçta daha düşük fiyattan daha kaliteli hizmet sunulmasını gerçekleştirmesi beklenmektedir.

Özellikle sigorta sektörü açısından, pazara yerli veya yabancı yeni girişimcilerin katılması, yabancıların yeni işletmeler veya reasürans işlemleriyle piyasaya girmesi, sigorta mekanizmasının temellerini oluşturan mütekabiliyet ve risk dağıtım süreçlerinin etkili bir biçimde çalışmasına neden olacaktır. Böylece yöresel risklerin sigortalanma kapasitesinde artış sağlanacaktır.

Bununla birlikte liberal bir ortam içerisinde rekabetçi baskılar bazı sigortacıları pazar paylarını korumak amacıyla sağlam temellere oturmayan uygulamalara (ekonomik olmayan fiyatlandırma, nakit-akışı için sigortalama gibi) itebilecektir. Bu durumda ise, ödeme gücünün yitirilmesi olasılığı yükselmektedir. Bazı uzmanlar rekabetçi bir ortamda sigorta şirketlerinin “zayıflamalarına izin verilmesini” hatalı yönetimlerine karşı bir cezalandırma olarak nitelendirmektedir. Bu nedenle de sigorta tüketicilerinin korunmasına yönelik önlemler üzerinde daha fazla yoğunlaşılması gerekmektedir.

Söz konusu önlemler, sermaye ve ödeme gücü koşulları standartlarının yükseltilmesi gibi akılcı düzenlemeleri, mantıklı yatırım ve rezerv kuralları uygulamalarını içermektedir. Kurallara uyulduğunun izlenebilmesi için, net ve şeffaf muhasebe ve raporlama esaslarına dayalı etkili bir iletişim sisteminin kurulması son derece önemlidir. Sigorta müşterisine yönelik olarak pazar şeffaflığının ve iletişimin geliştirilmesi de aynı derecede önem taşır. Sigorta sözleşmelerinde var olabilecek iletişim uyuşmazlıklarını gidermek için poliçe metinlerinin yakından izlenmesinde yarar görülmektedir.

Tüketicinin eğitimi ve sigorta müşterilerinin şikayetlerini incelemekle görevli büroların kurulması, sigorta müşterilerinin korunmasına katkıda bulunmaktadır. Ödeme gücü yetersizliğinin sonuçlarından tüketicileri korumak üzere garanti fonları kurulması düşünülebilir. Liberal bir ortam içinde ve bununla birlikte gelen ürün denetiminin azaltılması sonucunda, sigorta aracılarının (acente, broker v.b.) denetlenmesi giderek önem kazanmaktadır. İç pazarın hem direkt sigorta hem reasürans işlemleri düzeyinde yabancı katılımcılara açılması, özellikle ortaklık ve güvenlik değerlendirmelerinin şekline bağlı olarak tüketiciyi koruma açısından bazı sorunlar yaratabilir.

Sigorta pazarının liberalleştirilmesi bir anlık bir olay olarak değerlendirilmemelidir. Sigorta endüstrisinin ve denetim kademelerinin bir öğrenme sürecinden geçmesi gerekir. Genel kabul gören görüş, pazarın olgunlaşma aşamasına gelmeden önce, rekabetçi piyasayı oluşturacak unsurların sisteme bölüm bölüm yerleşmesi için belirli bir geçiş dönemine gereksinim olduğudur.

Tümüyle liberalleştirilmiş bir piyasaya yönelik ilk adım, sigorta pazarının işlevsel kurallarını, özellikle sermaye, ödeme gücü, yatırım ve rezerv gereksinimlerine ilişkin akılcı düzenlemelerin yanı sıra sigorta sözleşmeleri ve tüketici iletişimine ilişkin kuralları yönlendirecek bir yasanın çıkarılmasıdır. Yasa ayrıca, denetim kuruluşunun bir dereceye kadar bağımsızlığını garanti altına alacak şekilde denetim otoritesinin rolünü ve görevlerini belirlemelidir. Hayat-dışı ve uzun-süreli sigorta işlemlerinin düzenlenmesindeki farklılıklara yasada yer verilmelidir.

Geçiş döneminin ilk aşamasında özellikle ödeme gücü koşullarına ilişkin kuralların son derece basit ve anlaşılabilir olması gerekmektedir. Bunlar, gelişmiş ülkeler tarafından uygulanmakta olanların yöresel gereksinimlere göre basite indirgenmesi sonucunda elde edilebilir.

Sermaye gereksinimi, pazarın parçalanmasını önlemek ve sağlam olmayan işletmecilerin pazara girmesini engellemek üzere göreceli olarak yüksek bir düzeyde belirlenebilir. Muhasebe standartları ve raporlama koşulları sektörün etkili bir biçimde denetlenmesine olanak sağlayacak şekilde belirlenmelidir. Bu aşamada piyasaya yeni girişler ve yabancı ortaklıkların türleri politik bir karar meselesi olabilir. Hernekadar bu durumda sermaye ve deneyim açısından bir kazanç sağlanırsa da, yabancı ortaklıkların güven sorunu gözönünde bulundurulmalıdır. Endüstrinin olgunlaşması ve tüketicilerin sigorta konusundaki bilincinin artması sonucunda liberalleşmenin ileri aşamaları ortaya çıkaracaktır.

 

* UNCTAD: “REVIEW OF CRITICAL AREAS WITH REGARD TO INSURANCE LEGISLATION, REGULATION and SUPERVISION.” GENEVA, 1995.

 

Tercüme Eden: Bora GÜRER