MERHABA SİGORTAYA GÖNÜL VERENLER
24 Nisan 2003 tarihinde Birlik Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı.
Seçimli bu
Genel Kurul’da ilk kez güzel ve bana göre demokratik bir yol denendi. O da Yönetim
Kurulu’nda görev almak isteyenlerin, bu isteklerini önceden bildirmelerinin istenmesi
idi.
Bundan
önceki Genel Kurullarda sanki insanın kendisinin aday olması çok ayıp bir şey de
illa bir başkasının önermesi gerekir gibi bana göre son derece yanlış ve de bu
göreve talip olmak için anlaşılamaz bir uygulama sürüp gitmişti. Bu Genel
Kurul’la bu danışıklı ve karşılıklı aday gösterilme komedisi son buldu ve belki
de ilk kez gerçekten bu makamda çalışmak ve sektör için güzel bir şeyler
yapabilmek isteği ve enerjisi olanlar Yönetim Kurulu’na seçilme şansına sahip
oldular. Umarım başarılı olurlar. Umarım bu demokratik ve çağdaş başlangıç
bundan sonraki genel kurullar için de iyi bir başlangıç olur.
Genel Kurul
toplantısı sonunda yapılan seçimlerde Sayın Cahit NOMER 46 oy olarak Birlik
Başkanlığına yeniden seçildi. Kendisini kutlar, bu zor dönemde sektörün
sorunlarını çözmekte başarılı olmasını dilerim.
Yönetim
Kurulu Asil Üyeliklerine;
Sayın Çetin ALANYA 44 oy ile, Sayın Hulusi TAŞKIRAN 43 oy ile, Sayın Kemal OLGAÇ 38 oy ile, Sayın Tevfik CANSIZ 38 oy ile, Sayın Erhan TUNÇAY 37 oy ile, Sayın Okan BALCI 36 oy ile, Sayın Mustafa SU 32 oy ile, Sayın Fahri ALTINGÖZ 29 oy ile, Sayın Mahir BAYYURDOĞLU 28 oy ile seçildiler.
Yedek üyeler ise oy sırası ile aşağıdaki isimlerden oluştu:
Sayın Vahdet TULUN, Sayın Cengiz
DİREN, Sayın Muzaffer BİLGİLİ, Sayın Murat BALCI, Sayın Alber W. PETERSON, Sayın
Recai DALAŞ.
Seçilen
tüm üyeleri kutluyorum.
Bu dönemde
böyle bir icrai göreve talip olmak ve seçilmek gerçekten zor. Eskilerin tabiri ile
“Ateşten Gömlek”.
Yukarıdaki
listeden de kolayca görülebileceği gibi bu makama talip olup aday olma uygulaması
gündeme gelince sadece onbeş kişi yılların utangaçlığını yenme başarısını
gösterebildi. Bu nedenle de dokuz asil, dokuz yedek üye olması gereken liste bile
tamamlanamadı, onbeş adayda kalındı.
Ülkemiz
yıllardan beri demokratik bir sistemle yönetilmekte. Gerek genel, gerek yerel
seçimlerde aday adayı olmanın bile ne kadar zor bir şey olduğunu hepimiz biliyoruz,
yaşıyoruz. Ya genel başkanın çok yakınında olacaksınız veya delege avına
çıkacaksınız. Buralarda başarılı olamadınızsa hiçbir şansınız kalmadı
demektir. İş bununla bitmez. Aday olduktan sonra da kendi seçim bölgenizde veya genel
başkanın uygun göreceği yerlerde kahvelerden seçim meydanlarına kadar
seçildiğinizde neler yapacağınızı anlatmak, nurlu ufuklar çizmek
zorundasınızdır. Anadolu’nun ortasına liman yapmak bile vardır bu atıcılığın
içinde. Özetle atmanın sınırı yoktur. Atmanın bir sakıncası da yoktur.
Seçildikten sonra o yörelere gitmek zorunda değilsinizdir. Zaten vaat ettiklerinizi
hatırlatan veya hesap soran da olmaz. Yeter ki seçilin gerisi kolay… Ama gene de
seçilmek meşakkatli iştir.
Özet
olarak bir yere seçilmek bayağı emek ister, emek verilmeli ki kıymeti bilinsin. Eşin
dostun ısrarı ile gelenlerin böyle bir yükümlülüğü olmayacağından hesap
sorulabilmesi de mümkün değildir. Böyle dönemlerde “ısrar ettiler, girdim” en
geçerli mazeret olacaktır.
Yıllardan
beri bu sektörün içinde olduğumdan sektörden çok yakın dostlar edinme şansına
sahip oldum. Bazıları kardeşim, ağabeyim, ablam olacak kadar yakın oldular veya ben
onları öyle gördüm.
Bunlardan
birisi yakın dostum, can arkadaşım Güneş Sigorta’yı bugünlere taşıyan sevgili
Mehmet AYDOĞDU idi. Yıllarca yönetimde birlikte çalıştık. Dostluğumuz Oyak Sigorta
Genel Müdürü iken başladı, Birlik Yönetiminde birlikte mücadelemizle sürdü.
Bilgisi, derin dostluğu, sevecenliği ile gönlümde taht kuran bu güzel insan maalesef
bu seçimlerde aday olmadı. Sektör için kayıp, benim için kayıp. Kendisine güzel
günler ve başarılar dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor.
İkincisi her zaman dost, hep sevecen sevgili arkadaşım Başak
Sigorta’nın değerli Genel Müdürü Muzaffer BİLGİLİ. Sanki aramızda gizli, sessiz
ve süresiz bir dostluk anlaşması var. Dilerim, yolu açık, gönlü açık, sağlıklı
ve başarılı olsun.
Üçüncüsü ise çok uzun bir arkadaşlığımız olmamasına rağmen
güvenilir bir insan olarak tanıdığım Anadolu Sigorta’nın Genel Müdürü ve
sonradan Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ahmet YAVUZ… Ona da bol avlanmalı ve sağlıklı
günler diliyorum.
Bu tür görevler hepimiz için gelip geçici. Bugün varız, yarın
yokuz. Önemli olan sevginin ve dostluğun devam etmesi, bir yerlerde iz bırakabilmiş
olmamız.
Gene aynı Genel Kurul’da Disiplin Kurulu’na; Sayın Nihat TAVŞANLI
49 oy ile, Sayın Levent OLGUNER 35 oy ile, Sayın Ayhan APAK 28 oy ile asil üye olarak
seçildiler. Yedek üyeliklere ise sırası ile; Sayın Ali YÜCEKÖK, Sayın İsmet
TOKGÖZ ve Sayın Murat ALTIN seçildiler; kutlar, başarılı olmalarını dilerim.
Denetim Kurulu Üyeliklerine;
Sayın Can BAŞAR 46 oy ile, Sayın Murat GÜVENEL 35 oy ile, Sayın
Mustafa AKAN 33 oy ile, seçilmiş bulunmakta olup yedek üyeliklere de Sayın Muhittin
YURT, Sayın Ramazan ÜLGER, Sayın Mehmet Ali ÇIBIKÇI seçildiler. Hepsini kutluyorum.
Bir Genel Kurul daha böyle geçti. Umarım iki yıllık bu dönemde
sektörün kronikleşmiş sorunlarına çözüm yolları bulunabilir, umarım yaprak
dökümünün sonu gelir.
Yaprak dökümü demişken aklıma geldi. Universal Sigorta ve Akdeniz
Sigorta A.Ş.’nin ilk alacaklılar toplantısında sektörümüzün gösterdiği
işbirliğinden söz etmeden geçemeyeceğim. Toplantıda tüm şirketlerin Hukukçuları
orada idi ve bu sayede Universal Sigortanın iflas masası, Sayın Faruk ÖMRÜUZAK,
Sayın Levent GÜR ve Sayın Abdülkadir KÜÇÜK’ten oluşabildi. Bu dayanışmanın
sonunda Emek Sigorta’da yaşadığımız sıkıntıları yaşamayacağımızı umuyorum.
Akdeniz Sigorta’da gene bu sayede olabileceğimiz kadar başarılı
olduk. Olabileceğimiz kadar diyorum, çünkü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kendi
yasasından gelen güç ile iki üyeliği otomatik alınca geriye kalan üçüncü
üyeliği de bizim temsilcimiz olan Sayın Fadıl GÜVENÇ’in alması gerekirken İcra
Reisi’nin seçimi ile yedek olarak aday gösterdiğimiz ve hiç aklımızdan geçmediği
halde bir curcunanın içine girdiğimiz bu sonuçla karşılaştık. Yedek üye
gösterilen Bilgi KONGAR asil üye oluverdi. Sonradan İcra Reisi’ne yapılan ricalar da
işe yaramayınca görev üstümüze kaldı. Hiç
olmazsa iletişim kurabileceğimiz bir temsilcimiz var artık, diye kendimizi avutuyoruz.
Değerli Hukukçu arkadaşlarıma ve onları yönlendiren sayın
yöneticilerine teşekkür ediyorum.
Umarım
başka alacaklılar toplantısında böyle bir dayanışmayı gösterme gereksinimimiz
olmaz. Umarım bu dayanışmayı, sektörü daha iyi yerlere taşımakta da
gösterebiliriz.
Bilgi KONGAR