Şirketlerin yönetim ve denetim biçimini şeffaflık içinde ifade eden “Corporate Governance” son yıllarda ABD’de ve Avrupa ülkelerinde üzerinde giderek fazla tartışılan bir konu haline geldi. Sebebi de, sermaye piyasasının sağlıklı işlemesi için ENRON gibi beklenmedik olayları zamanında görmek ve önlemini piyasaları etkilemeden almak gereksinimi.
Birlik’te, BİRLİK’TEN Dergisine konulacak yazıları önceden görüp okuma şansımız oluyor. Hemen hemen her sayıda Birlik Başkanı Sayın Nomer’in kötüye giden şirketlerle ilgili uyarısını okuyorum. Son yazısında da aynı ve umutsuz uyarılarını okuyunca, Avrupa Komisyonunun İç Pazarlardan sorumlu üyesi Frits Bolkestein’in 30 Ocak 2003 tarihinde Amsterdam’da yaptığı bir konuşmayı OECD’nin bu konuda hazırladığı bir karar taslağını sizlerle paylaşmanın yararlı olacağını düşündüm.
Bolkestein bu konuşmasında özetle şunları söylüyor:
“Kurumsal yönetim tartışması önce gelişmiş sermaye piyasası olan ülkelerde başladı. Kurumsal pay sahipleri şirketlerin sermayedarın menfaatini maksimize edecek biçimde yönetildiğinden emin olmak istediler. AB’de sermaye piyasalarının öneminin artması yanında, yaşanan çarpıcı şirket batmaları ve halkın finans piyasalarına güveninin sarsılması AB dışındaki Avrupa ülkelerinde de Kurumsal Yönetim kurallarının tartışılmasına neden oldu. Tartışmalar burada daha çok azınlık hakları üzerinde odaklandı.”
“Son 10 yılda pay sahiplerinin ve sermayedarın menfaatini daha iyi korumak üzere AB’de yaklaşık 40 kurumsal yönetim kararı benimsendi. Bu kararlar sermaye piyasalarını genelde olumlu etkiledi. Fakat bunlar son yıllarda şirketlerde yaşanan beklenmedik başarısızlıkları engelleyemedi.”
“Avrupa Komisyonu 1999’da kabul ettiği “The Financial Services Action Plan” ile likit ve derinliği olan bir sermaye piyasası için gerekli bir seri girişimi başlatmış oldu.”
“Mevzuat düzenlemeleri yapanlar, piyasaların kendilerini disiplin edici rollerini en iyi şekilde oynamalarını sağlayacak çerçeveyi çizmelidirler. Milli kurumsal yönetim ilkelerinin düzenlenmesinde sorunlar varsa, bunlar şirketler ve yatırımcılar açısından belirsizliklere yol açacaktır. Bu belirsizlikler ise bir sermaye piyasasının gerçek anlamda fonksiyonlarını yerine getirmesini engelleyecektir. Oysa, yakın geçmişteki skandallar yüzünden yatırımcının sarsılan güvenini tamir etmek zorundayız.”
“Tek bir Avrupa pazarı yaratılmasına kendini adamış olan Avrupa Komisyonu, kurumsal yönetim tartışmalarının içinde olmayı sürdürecektir.”
“Avrupa Birliği içinde tek pazarın gerçekleştirilmesini zorlaştıran yönetim düzenlemeleri olduğunu gözden uzak tutmamalıyız ve bunları titizlikle ortaya koymalıyız.”
“Ülkeler arasındaki kurumsal yönetim ilkeleriyle ilgili çalışmaları koordine etmek, durumundayız. Çalışmalarda gözetime ve düzenlemelerin birbiriyle uyumlu hale getirilmesine önem vermeliyiz. Çalışmalarımızda kurumların kamuoyuna yoğun biçimde açıklama yapması üzerinde önemle duracağız. Şeffaflığa ve bilgilendirmeye yürekten inanıyorum. Kolaylıkla ulaşılan ve kullanılabilen bilgi sermayedarlar için çok güçlü bir araçtır, bu amaçla da elektronik olanaklarla hızlı ve verimli bilgi sunulabilmelidir. Elektronik olanaklar sermayedarın oy kullanması ve genel kurula katılması hakları için de kullanılmalıdır.”
“İcra yetkisi olmayan ve denetim görevini yerine getiren yöneticilerin üstlenecekleri roller ve icra yetkisi olan yöneticilere yapılan ödemeler mutlaka özel bir çalışma konusu olmalıdır. Bu konular ve yönetimin finansal konularda yapacağı açıklamalar önümüzdeki dönem çalışmalarımızda öncelikle ele alınacaktır. Gerilere gidip ABD’deki yakın zamanda yaşanan skandallar bunların yarattığı tartışmaları ve sonunda Sarbanes Oxley Kanunun çıkarıldığını hatırlarsak bu açıklamalarımız sürpriz olmamalıdır.”
“ABD’de yakın geçmişte yaşanan bu gelişmeler ve SarbanesOxley Kanunu şirketler yasasının hazırlanmasında önemli bir örnek olacaktır. SarbanesOxley yasası ana ilkeleriyle denetim konularını kapsamakla birlikte, yasada kurumsal yönetim koşullarına da yer verilmiştir.”
“Tüm çalışmalarımızda AB olarak SarbanesOxley Yasasının kurumsal yönetim, denetim ve muhasebe standartları ile ilgili düzenlemelerini sürekli destekledik. AB ve ABD olarak üzerinde en çok durduğumuz konuların başında ise, denetim komitesinin ihtiyaçlarının saptanması, denetçilerin bağımsızlığı ve yöneticilerle icra yetkisi olan çalışanların özellikle bankalardan kredi kullanmaları; ayrıca mali raporların çıkarılması ve dahili kontrol ilkelerinin saptanması gerekmektedir.”
Bolkestein’in sözünü
ettiği Kurumsal Yönetim İlkeleri konusunda OECD tarafından 03.12.2002 tarihinde
sigorta şirketleriyle ilgili olarak hazırlanan karar tasarısına aşağıda yer
verilmiştir.
SİGORTA ŞİRKETLERİNİN KURUMSAL YÖNETİM
İLKELERİNE İLİŞKİN TASLAK
I. GİRİŞ
OECD mali kurumların yönetimlerinde reform yapılmasına karar vermiş, Sigortacılık Komitesi de buna paralel bir çalışma başlatmıştır. Hazırlanan Taslak, sigorta şirketlerinin çalışma özelliklerine uygun ilkeler getirmekte; bu ilkeler, Uluslararası Sigorta Denetçileri Birliği İlkeleri (IAIS) ile de uygunluk arz etmektedir.
II. PRENSİPLER (Taslak)
Yönetimin Yapısı
Yönetimin yapısında idari yetki ve sorumluluklar uygun bir biçimde saptanmalı, sorumluluk taşıyan personelin nitelik ve görevleri açıklıkla belirlenmeli; poliçe sahipleri ile şirket ortaklarının (ya da mütüellerin) hakları korunmuş olmalıdır.
A. Sorumlulukların Tanımlanması
Sigorta şirketinde, her bir birimin ve kişinin sorumluluğu doğru olarak ortaya konulmalıdır. Aynı şekilde, şirketin Kurumsal Yönetimi üzerinde etkili olan amiller belirlenmeli ve açıklanmalıdır. Bunun gibi, pay sahipliği, bunun değişiklik koşulları, şirketin iştigal konusu ile şirket içi yönetim yapısı, şirketin temel amaçları şirket statüsünde ve tescilinde açıkça belirtilmelidir.
B. Yönetim
1. Yönetim Kurulunun Yapısı
Yönetim Kurulunun sorumlulukları bu birimi kapsayacak biçimde tanımlanmalıdır. Bu sorumluluklar, sigorta şirketinin sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini karşılama amacı doğrultusunda olmalıdır. Yönetimin belirli işlevlerini üçüncü kişilere delege etmek suretiyle sorumluluklarından kurtulmasına izin verilmemelidir.
2. İşlevler ve Sorumluluklar
Yönetimin sorumlulukları aşağıdaki konuları kapsamalıdır.
ü Şirketin stratejisine, ana uygulama planlarına, yıllık bütçelerine, prim toplama ilkelerine uymak ve bunları gözden geçirmek; performans hedefleri saptamak, şirketi yasalara, ana statüsüne ve bunlara eklenmiş dokümanlara uygun idare etmek,
ü Personeli seçmek, ücretlendirmek, çalışmalarını gözetmek ve gerektiğinde değiştirmek; ayrıca varlıkların yönetimi, aktüerya, dış denetim gibi konularda şirket dışı servisler almak,
ü Yönetim Kurulu ile pay sahipleri arasındaki potansiyel menfaat çatışmalarını gözlemek, şirket varlıklarının kötüye kullanılması ve yetki suistimali dahil, sözkonusu menfaat çatışmasına meydan vermeyecek bir yönetim gerçekleştirmek,
ü Şirket çalışmalarının ilgili sigortacılık kanunu çerçevesinde, yürütülmesini sağlamak,
ü Çalışmaların verimliliğinin gözlenmesi ve gerektiğinde değişiklikler yapılması konularında sorumluluk üstlenmek.
3. Oluşumu
Yönetim Kurulu Üyelerinin sayısı, nasıl seçilecekleri ve icra yetkisi olmayan idareciler açıklıkla ortaya konulmalıdır.
4. Uygunluk
Yönetim Kurulu Üyeleri ve özellikle dışarıdan atanan yöneticiler, sigorta şirketinin yönetiminde yüksek düzeyde bir bütünleşme ve profesyonellik sağlayabilecek nitelikleri taşımalıdır.
Üyeler asgari uygunluk standartlarını taşımalıdır. Nitelik araştırmasında, dolandırıcılık, cezai suçlar, bir başka şirketin kötü yönetimi nedeniyle cezalandırılmış olması ve kişisel iflas gibi hususlar mutlaka dikkate alınmalıdır.
Yönetim Kurulu Üyelerinde aranacak nitelik ve deneyim, onların yönetim kurulunda üstelenecekleri sorumluluk ve işlevlere paralel olmalıdır.
5. Sorumluluk (Hesap Verme)
Yönetim Kurulu Üyeleri gerektiğinde pay sahiplerine, sigortalılara ve Yetkili Otorite’ye hesap verebilmelidir. Bunun işletilebilmesi için kurul üyelerinin eylem ve kararlarının yasal olarak kendilerini bağlaması gerekir.
Yönetim Kurulunun;
ü Düzenli toplanması,
ü Karar verme yetkisinin kurul içinde bir elde toplanmaması,
ü Kararların pay sahiplerine ve sigortalılara uygun biçimde açıklanması,
ü Denetim Otoritesine şirketin faaliyetleri hakkında düzenli rapor vermesi,
ü Yöneticilerin seçiminde ve değiştirilmesinde şeffaf ve uygun yöntemler izlemesi
gerekir.
Yönetim Kurulu Üyesi değişikliğinde; atama/seçim ve görevden alma şartları önceden belirlenmiş olmalıdır.
Hesap Verme (Sorumluluk) sigortalıların temsilcilerinin yönetime alınmasıyla daha da ilerletilebilir.
C. Diğer Birimler
1. Alt Komiteler
Yönetimin bir bölümünü “denetim, ücretlendirme, finans ve izleme” gibi komiteler oluşturabilir. Bu durumda komitelerin oluşumu, sorumlulukları, kaynakları ve Yönetim Kurulu ile Genel Kurul karşısındaki durumları açıklıkla ortaya konulmalıdır.
2. Uzman Görüşleri
Yönetim, sorumluluğunu devretmeden uzmanlardan yararlanabilmelidir.
3. Aktüer:
Yönetim, en azından hayat sigortalarında aktüer atamalıdır. Aktüerin sorumlulukları ve varsa müşavirlik görevi açıklıkla ortaya konulmalıdır. Aküter, hesapların altına imza koyamayacağı ya da şirketin mali durumunu tehlikeye sokan bir durum saptadığı takdirde bunu Yönetim Kuruluna bildirmeli, burada gerekli önlemler alınmadığı takdirde Denetim Otoritesi’ne, zaman geçirmeden bilgi vermelidir.
4. Denetçiler
Yönetim, sigorta şirketinden bağımsız bir denetçi atamalıdır. Denetçi, şirketin hesaplarını yılda en az bir kez onaylamalı ve şirkete müşavirlik yapmamalıdır. Çalışma süresi sınırlı olmalı ve belirli koşullarla yenilenebilmelidir.
Denetçi, şirketin mali durumunu ve yönetimini ciddi bir biçimde etkileyebilecek bir olayın meydana gelmesi durumunda yetkili otoriteyi hemen harekete geçirebilmelidir.
D. Pay Sahiplerinin Hakları
Yönetim pay sahiplerinin ve mütüellerin haklarını korumalıdır.
Anonim
şirketlerde;
i) Pay sahiplerinin temel hakları:
1) Pay sahipliğinin tescilinin güven altına alınması, 2) Paylarını devredebilmesi, 3) Düzenli olarak ve zamanında şirketin işleyişi hakkında bilgi alması, 4) genel kurullara katılması ve oy kullanması, 5) Yönetim Kurulu Üyelerini seçmesi, ve 6) Kârdan pay almasıdır.
ii) Pay sahipleri;
1)Şirketin ana statüsünde, maddelerinde ya da benzer yönetim dokümanlarında yapılacak değişikliklerde, 2) İlave pay çıkarılmasına yetki verilmesinde, ve 3) Şirketin satışında etkili sonuçlar doğuracak olağanüstü işlemlerde yeterince bilgilendirilme ve kararlara katılma hakkına sahiptirler.
iii) Pay Sahipleri;
ü Genel Kurulların tarihi, yeri, gündemi ve alınacak kararlar konusunda zamanında bilgilendirilerek,
ü Mantıklı ölçüler çerçevesinde Genel Kurul gündemine madde koydurma ve Yönetim Kuruluna soru sorma fırsatı verilerek,
ü Doğrudan ya da vekalet yoluyla oy kullandırılarak ve her iki halde de oylara eşit ağırlık verdirilerek
şirketin genel kurul toplantılarına etkili bir şekilde katılıp oy verebilmesi ve oy verme şekli dahil, genel kurulun yapılmasındaki kurallar hakkında bilgilendirilmelidir.
iv) Sermaye yapısı ve belli oranların üzerinde pay edinmenin, şirketin kontrolünde diğer pay sahiplerine kıyasla üstünlük sağlayacağı haller açıklanmalıdır.
v) Şirketin yönetim ve kontrolünde etki yaratan piyasalar, “ilkelerine uygun” ve “şeffaf” çalışmalıdır.
ü Sermaye piyasalarında; şirketlerin kontrolünü etkileyecek hisse alımlarının ve birleşme gibi olağanüstü işlemler ile kurumsal varlıklarda önemli satışların kuralları açıklıkla ortaya konulmalı ve bunlar açıklanmalıdır. Böylece yatırımcılar haklarının ve izleyecekleri yolun farkında olacaklardır. İşlemler şeffaf fiyatlarla ve adil şartlarla yapılarak ( o gruptaki) pay sahiplerinin hepsinin hakkı korunmalıdır.
ü Tekelleşmeyi yasaklayan haklar yönetimi hesap verme sorumluluğundan kurtarmamalıdır.
E. Pay Sahiplerine Eşit
Muamele
Azınlık ve yabancılar dahil olmak üzere pay sahiplerine eşit davranılmalıdır.
“Insider trading” ve kendi adına işlem yaparak yetkisini kötüye kullanma yasaklanmalıdır.
Yöneticilerden şirketin gidişini etkileyen her türlü işlemi açıklamaları talep edilebilmelidir.
Bütün yatırımcılar pay satın almadan önce oy hakları konusunda bilgi edinebilmeli ve bu haklarda değişiklik yapılırken oy kullanmaları sağlanmalıdır.
F. Yönetim Mekanizması ve Pay
Sahiplerinin Korunması
Sigorta şirketleri; karar almada, kararların doğru ve zamanında yürütülmesinde, açıklanmasında şeffaflığı ön plana çıkarmak ve çalışmaların düzenli olarak gözden geçirilmesinde uygun kontrol, iletişim ve teşvik mekanizmalarına sahip olmalıdır. Bu mekanizmalar; poliçe sahipleriyle menfaattarların korunması ve sigortacılık branşlarının düzgün işletilebilmesi için uygun şirket politikaları haline getirilmelidir.
Sorumlu personelin ve yönetim birimlerinin hareketlerinin; şirketin her bir çalışma branşı için şirket statüsü, yasalar ve sözleşmeler ile belirlenen hedeflere uyumunu temin eden iç denetim uygulanmalıdır. Bu denetim tüm organizasyonel ve idari prosedürleri, performans değerlendirmelerini, ödüllendirme mekanizmalarını, bilgi sistemleri ve işleyişini, aktif, pasif, risk yönetimini ve mevzuata uygun hareket edilip edilmediğini kapsamalıdır.
G. Raporlama
Sigorta şirketlerinin içinde bilgi aktarımının hızlı, verimli ve kaliteli olması sağlanmalıdır.
Yönetim, tam doğru ve istendiğinde hazır, anlaşılabilir bilgi edinmelidir. Böylece sorumluluklarını doğru ve etik kuralları içinde yerine getirecek ve delege ettiği sorumlulukların yerine getirilmesini kontrol edebilecektir.
Yönetim, aktüerlerin, varlık yöneticilerinin müşavirlerin ve diğer uzmanların görevlerini yerine getirebilmeleri için de doğru ve zamanında bilgi edinmelerini sağlamalıdır.
H. Bilgilerin Açıklanması
Sigorta şirketleri pay sahiplerine, sigortalılara, mütüellere ve Denetim Otoritesi’ne açık ve gecikmesiz bilgi vermelidir.
ü Bilgi verme;
ü Şirketin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını
ü Mali performansını,
ü Üstlendiği riskleri ve bunların yönetimini,
ü Bilgi hazırlamanın ve tahminlerin, muhasebe dahil, temel ilkelerini,
ü Büyük pay sahipliği ve oy kullanma haklarını,
ü Yönetim Kurulu Üyeleri, kilit yöneticiler ve bunların ücretlerini,
ü Sigortalılar, çalışanlar ile diğer pay sahiplerini etkileyecebilecek konuları,
ü Temel idari ve yönetim bilgilerini içermelidir.
Sigortalılar için bilgi şeffaflığı; onların sözleşmeler çerçevesinde hak ve yükümlülüklerini, primleri, hayat sigortalarında yatırımları ve bunların getirilerini kapsamalıdır.
Soru: Delegeler
sigorta şirketlerinin ve reasürans şirketlerinin çalışmaları çerçevesinde
sigortalıların korunması ve bilgilendirilmesi yollarının daha fazla
araştırılmasını gerekli buluyorlar mı?
OECD, Government of Insurance Companies, 03.12.2002
Tercüme Eden ve Derleyen
Hasan ESKİL