MERHABA SİGORTAYA GÖNÜL VERENLER


Bu yazımda uzun zamandır görmeye hasret kaldığımız bir yasa değişikliğinden söz etmek istiyorum.

Hazine Müsteşarlığının 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren gün esasına göre cari riskler karşılığı ayrılması talimatı ile birlikte sigortacılar için çok önemli bir dönem başlamış oldu.

Bir yanda Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14/4 maddesi, öte yanda Müsteşarlık talimatı. Talimata uysalar Kurumlar Vergisi Kanunu ile çelişecekler, uymasalar Müsteşarlıkla ters düşecekler. Doğrusu zor bir dönemdi. Önce vergi kaçakçılığı cezasından kurtulabilmek amacı ile Maliye Bakanlığından mukteza almak için uğraşıldı. Başarılı olundu da. Sayın Recep Bıyık imzalı son derece detaylı bir mukteza alındı. Bu mukteza şirketleri bir miktar rahatlatmakla birlikte özellikle mali müşavirlerin görüşü ile muktezanın yeterli olmadığı anlaşıldı ve mutlaka yasada değişiklik yapılması gereği ortaya çıktı.

Bu gerçek karşısında eski Maliye Bakanlarından Sayın Aykon Doğan ile birlikte Maliye Bakanlığı’na gidildi. Gelirler Genel Müdürlüğü üst düzey yetkilileri, Müsteşar ve Bakan’a sorunun önemi anlatılmaya çalışıldı. Hazırlanmakta olan vergi paketinin içine dahil edilebileceği yönünde mutabakata varılarak İstanbul’a dönüldü.

Daha sonra vergi paketinin TBMM’ne gönderildiği, ancak Kurumlar Vergisi konusunun paketin içinde olmadığı öğrenildi.

Bu durumda siyasi otoriteye başvurarak bir önerge ile konunun paketin içine alınmasını sağlamaktan başka bir çözüm bulunamadı.

Senelerin sigortacısı Sayın Alaaddin Büyükkkaya’ya konu anlatıldı. Bundan sonra olaylar son derece hızlı bir şekilde gelişerek önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bir önerge verildi ve bizim önerimiz, paketin içine dahil edildi. Daha sonra da Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

Önümüzdeki günlerde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girecek. Böylece Kurumlar Vergisi Kanununda Kazanılmamış Prim Karşılıkları yeniden düzenlenmiş oldu.

Kurumlar Vergisi Kanununun 13üncü maddesinde; Kurumlar Vergisinin, Kanunun birinci maddesinde belirtilen mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tesbitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14üncü maddesinde ise; ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tesbitinde mükelleflerin madde metninde yer alan giderlerinin de ayrıca hasılattan indirebileceği hükme bağlanmıştır.

Sözkonusu giderler içinde sigorta teknik ihtiyatları da sayılmış (Md. 14/4) ve bu meyanda “cari muhataralar ihtiyatının ulaştırma sigortalarında beyannamenin taalluk ettiği yıl içindeki prim hasılatının %25’inden, diğer sigortalarda ise %33.5’den fazla olamayacağı” hükme bağlanmıştır.

Kanun maddesi böyle olmakla birlikte Hazine Müsteşarlığı; Sigorta ve Reasürans Şirketlerince ayrılan Cari Riskler Karşılığının (yasadaki terimi Cari Muhataralar İhtiyatı); 1.1.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, gelecek yıla sarkan riske isabet eden primin hesaplanması sırasında, gün esasının dikkate alınarak poliçe bazında, ayrılmasını zorunlu kılmıştır.

Ayrıca, sigorta mevzuatına göre ayrılması zorunlu olmayan deprem teminatları üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 14/4üncü maddesine göre cari risk karşılığı ayrılması ve vergi matrahının hesabında ayrılan karşılıkların gider olarak dikkate alınmasının mümkün olup olmayacağı; yürürlükte bulunan poliçeler için tahakkuk etmiş primlerden komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın poliçe bazında gün esasına göre ertesi yıla sarkan kısımları için cari rizikolar karşılığı ayıran şirketlerin, bu karşılıkları indirim konusu yapıp yapamayacakları hususlarında nasıl bir işlem yapılacağı konusunda tereddütler ortaya çıkmıştır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan ve TBMM Genel Kurulu’ndan geçerek yasalaşan değişiklikle; uygulama ile yasa metni arasında paralellik sağlanmış, sigorta şirketleri ödememesi gerekli vergiler yüzünden çok ciddi problemler yaşamaktan kurtulmuşlardır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14üncü maddesinde yapılan değişiklikler eski ve yeni metin olarak aşağıda gösterilmiştir:

Yeni düzenleme ile;

1. Madde daha anlaşılabilir, günümüz Türkçe’sine ve sigortacılık tekniğine uygun hale getirilmiştir.

2. Hazine Müsteşarlığının direktifi yasa maddesi ile paralel bir hale getirilmiştir.

3. Uygulamadan doğan tereddütler ortadan kalkmıştır.

Sonuç olarak sigorta şirketlerinin önündeki bir çok vergi sorunundan birisi olan önemli bir konu; Sayın Maliye Bakanı, Bakanlık üst düzey yetkilileri ve Sayın Aladdin Büyükkaya’nın destekleri ile kısa sürede çözülmüş bulunmaktadır.

Bir yasa değişikliğinin bu kadar kısa bir sürede gerçekleştirilebildiğini gören bizler, AB normlarına uygun yeni bir sigorta yasasının da çıkmaması için hiçbir neden olmadığını düşünmeye başladık.

Bu hızla neden bir sigorta Denetim Yasası, bir Zorunlu Deprem Yasası çıkarılmasın? Neden bu sektörün düzgün bir yasa ile faaliyette bulunması sağlanamasın?

.

Eski Metin

Yeni Metin

Madde 14: Ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler:

 

4. Sigorta şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta mukavelelerinin (Poliçe veya geçici ilmühaber) istilzam ettiği teknik ihtiyalar (Hayat sigorta şirketlerinde riziyazi ihtiyatlardan temettü ve faizleri vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlere yatırılan kısma ait faizler, giderler meyanında gösetrilemez.)

 
Sigorta teknik ihtiyaları:

1. Muallak hasarlara mahsus tazminat karşılıkları;

2. Cari muhataralara mahsus ihtiyatlar;

3. Hayat sigortaları riyazi ihtiyatlarından ibarettir.

 

Teknik ihtiyatlar bilanço gününde geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir:

a)Muallak hasarlara mahsus tazminat karşılığı, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş fiili tazminat bedellerinden veya bu hesap yapılmamışsa, muhammen değerlerinden müteşekkildir.


b)Cari muhatalara için ayrılan ihtiyatlar, ulaştırma sigortalarında beyannamenin taallük ettiği yıl içinde prim hasılatının %25’inden, diğer sigortalarda %33,5’undan fazla olamaz.







c
)Hayat sigortalarında riyazi ihtiyatlar, her mukavele üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.

d)Bir yıl ayrılan sigorta teknik ihtiyatlarının ertesi yıl başında aynen kâra nakledilmesi şarttır.

Madde 14: Ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler:

 

4. Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta sözleşmelerine ait karşılıklar (hayat sigorta şirketlerinde matematik karşılıklardan, temettü ve faizleri vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlere yatırılan kısma ait faizler, giderler meyanında gösterilemez).

 

Sigorta teknik karşılıkları:

1 Muallak hasar karşılıkları;

2 Kazanılmamış prim karşılıkları;

3 Hayat matematik karşılıklarından ibarettir.

 

Teknik karşılıklar bilanço gününde geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir.

 a)Muallak hasar karşılıkları, tahakkuk etmiş ve hesaben tesbit edilmiş fiili tazminat bedellerinden veya bu hesap yapılmamışsa tazminatın ve tazminat ile ilgili tüm masrafların tahmini değerlerinden reasürör payı düşüldükten sonra kalan tutardır.

b)Kazanılmamış prim karşılıkları yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için tahakkuk etmiş primlerden komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın gün esasına göre bilanço gününden sonraya sarkan kısmından reasürör payının düşülmesinden sonra kalan tutardır. Ancak bu tutar, nakliyat emtea sigortalarında, yıllık primin komisyon düşüldükten sonra kalanının %25’ini geçemez. Kazanılmamış prim karşılığının gün esasına göre hesaplanması mümkün olmayan reasürans ve retrosesyon işlemlerinde 1/8 yöntemi uygulanabilir.

c)Hayat Sigortalarında matematik karşılıklar her sözleşme üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.

d)Bir bilanço döneminde ayrılan bu teknik karşılıkların ertesi bilanço döneminde aynen kâra nakledilmesi şarttır.”

Bilgi KONGAR