SEKTÖR GÖZÜYLE


Sigorta sektörü nereye gidiyor?

Son günlerde bu soruyu çok sormaya başladık.

- Akdeniz, Universal ve Emek Sigorta Şirketleri iflas etti.

- GIC Dünya Sigorta Şirketi tasfiye kararı aldı.

- Sanko ve Merkez Sigorta Şirketleri kendi kendilerine işi küçülterek şirketlerini kapatma faaliyeti içine girdiler.

- Ege ve Toprak Sigorta Şirketleri BDDK yönetiminde birleşme kararı aldılar.

- EGS Sigorta Şirketi tasfiye kararı aldı.

- Bazı şirketlerin yönetiminde Hazine Müsteşarlığı tarafından atanan üyeler var.

Yukarıda saydıklarımız hemen aklımıza gelenler. Gelmeyenler var. Sıradakiler var. Bu sonuca bakınca, insanın aklına ister istemez tek bir soru takılıyor. Sigorta sektörü nereye gidiyor? Daha ne kadar gidecek?

Neden böyle olduk diye dönüp arkaya baktığınızda yanıtlar hep aynı.

- Devlet sigorta sektörüne karşı ilgisiz.

- Bu sektör yıllardır mevzuat boşluğu içinde çalışıyor.

- Sektörde etkin bir mali bünye denetimi yapılamıyor. Yapılmaya çalışılsa bile formalite ve bürokrasi o kadar uzun zaman alıyor ki, çoğu zaman raporlar tamamlandığında şirketin içi zaten boşaltılmış oluyor.

- Sigorta şirketlerinde pazarlama fonkiyonunu yürütmesi gereken istihsal organlarının şirket sahibi olmasına izin veriliyor. İzin verildikten sonra da çok yakından izlenmiyor. Sigortalılardan toplanan primler sermaye olarak konuluyor, sermayedarlar özkaynak kullanmadıklarından şirketlerin prim gelirleri düştüğünde kısa zamanda hasar ödeyemez hale geliniyor.

- Prim geliri olmayan, yeni sermaye koyma kapasitesinden yoksun bir şirketin ayakta kalma şansı varmış gibi poliçe düzenleme yetkisi kaldırılmış olan şirketlerde yeni yönetim kurulları oluşturuluyor ve şirketin bir süre daha yaşar gibi görünmesine olanak sağlanıyor.

Bu süre içinde sigortalılar hasarlarını alamıyorlar ve tansiyonlar biraz daha yükseliyor.

Tüm bu olumsuz gelişmelerin temelinde sektörden bağımsız başka faktörler de var. Bu cümleden olarak üst üste yaşanan ekonomik krizler, BDDK’nın batan bankalar dolayısıyla iştirakleri olan sigorta şirketlerinin de yönetimini üstlenmeye çalışması gibi, bazı önemli unsurları da unutmamak gerekiyor.

Tüm bu olumsuzluklar, batan veya tasfiyeye giren şirketler, sigortalıların ve sigorta şirketlerinin mağduriyetine, sigortacıların sigortalılar nezdinde toptan mahkum edilmelerine neden oluyor.

Sonuç olarak bu olumsuz gidişi durduracak, sektörü hakettiği noktaya getircek önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor. Bu önlemlerin birincisi ve en önemlisi bu sektörün işleyişini, denetimini AB normlarına uygun olarak düzenleyecek bir yasanın bir an önce çıkarılmasıdır.

Bir yasa çıkarmak için daha ne kadar beklemek gerekiyor?



Cahit NOMER
Birlik Başkanı