Günümüzde,
serbest piyasa ekonomisi şartlarında, para hareketleri çok rahatça gerçekleşebilmektedir.
Bu nedenle, herhangi bir ülkede piyasadaki para miktarı bazı zamanlar olması
gerekenin çok üstünde olabilir, bazı zamanlar ise olması gereken miktarın
çok altında olabilir. Piyasadaki para miktarının kontrolden çıkması,
fiyatlar üzerinde aşırı ve ani hareketlere yol açarak,
fiyat istikrarını bozabilir. Para barajları inşa edilerek, bu yolla
paranın kontrolünün sağlanması mümkün bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde
para barajları kullanılarak ekonomi düzende istikrar sağlanmaktadır. Gelişmiş
ülkelerde var olan başlıca para
barajları, hayat sigortası fonları, emeklilik fonları ve yatırım fonlarıdır.
Son yüzyılda
gelişmiş ülkelerde, hayat sigortası, risk ve tasarrufların yönetiminde,
çok yoğun olarak kullanılmıştır. Gelişmiş ülkelerin bu günkü gelişmişlik
düzeylerine erişmelerinde, hayat sigortasının büyük katkısı olmuştur.
Hayat sigortası tekniğine dayalı uygulamalar, uzun zamandan beri gelişmiş
ülkelerde başarı ile yapılmakta ve büyük faydalar sağlanmaktadır.
A.B.D.de, hayat sigorta şirketlerinin ve özel emeklilik fonlarının varlıklarının
değeri, 2000 yılı sonunda 7.774 milyar dolara ulaşmıştır. Bu tutar
A.B.D. nin GSMH sının %78,7 sine karşılık gelmektedir. İngiltere’de,
hayat sigortası şirketlerinin toplam yatırımlarının değeri, 2000 yılı
sonunda 1.570 milyar euro’ya ulaşmıştır. Bu tutar, İngiltere’nin GSMH
sının %102 sine karşılık gelmektedir. Fransa’da,
hayat sigortası şirketlerinin toplam yatırımlarının değeri, 2000
yılı sonunda 811 milyar euro’ya ulaşmıştır. Bu tutar, Fransa’nın
GSMH sının %58 ine karşılık gelmektedir. Almanya’da ise hayat sigortası
şirketlerinin toplam yatırımlarının değeri, 2000 yılı sonunda 548
milyar euro’ya ulaşmıştır. Bu tutar, Almanya’nın GSMH sının %27
sine karşılık gelmektedir. Bu verilerden de anlaşılacağı gibi, gelişmiş
ülkelerinde hayat sigorta şirketleri önemli büyüklükte uzun vadeli
fonlar yaratmış ve bu fonları ekonomilerinin hizmetine sunmuş bulunmaktadır.
Bu fonlar gelişmiş ülkelerin ekonomilerinin temel dayanaklarından birini
oluşturmaktadır. Bu fonlar sayesinde faiz oranları kontrol altında
tutulabilmekte, büyük miktarlarda uzun vadeli yatırımların gerçekleşmesi,
finanssal sistemin düzenli çalışması ve üretimde istikrarlı büyüme
sağlanabilmektedir. Kısaca hayat sigorta şirketleri gelişmiş ülkelerin
ekonomisinde çok önemli bir yer tutmaktadır.
Türkiye’de, hayat sigortası şirketlerinin toplam
aktiflerinin tutarı, 2002 yılı sonunda 1,6 milyar euro’ya ulaşmıştır.
Bu tutar, Türkiye’nin 2002 yılı GSMH sının %0,9 una karşılık
gelmektedir. Ülkemizde hayat sigortası yeterince gelişmediği için, hayat
sigortası fonları da gelişmiş ülkelere göre çok küçük kalmış ve dünya
ortalamasının da altında bulunmaktadır. Bu uzun vadeli fonlar oluşmadığından,
ekonomiye gerekli katkıyı sağlayamamış ve ekonomi uzun vadeli fonlardan
yoksun olduğundan, bir çok kere likidite yetersizliğinden kaynaklanan
ekonomik krizler meydana gelmiş ve ekonominin gelişmesi sekteye uğramıştır.
Ülkemizde 2001 yılında meydana gelen son ekonomik kriz, binlerce kişinin işsiz kalmasına, bazı iş yerlerinin kapanmasına, ekonominin küçülmesine, benzer bir çok problem ve sıkıntının meydana gelmesine neden olmuştur. Bu krizlerin görünürdeki nedeni, ülke içindeki fonların yetersiz olması, buna bağlı olarak devletin borçlanmada zorlanması, faiz oranlarındaki ani yükseliş, kısa vadeli yabancı fonların zor zamanlarda yurt dışına akmasıdır. Gelişmiş ülkelerde bu tür krizlere pek rastlanmamaktadır. Çünkü bu ülkelerde, hayat sigorta şirketlerinin yeteri büyüklükte, uzun vadeli hayat sigortası fonları bulunmaktadır. Türkiye’de yeterli miktarda uzun vadeli fon bulunmadığından, bu tür krizlere maruz kalmaktadır. Ülkemizin bu tür krizlerden kurtulabilmesi için, uzun vadeli hayat sigortası fonlarını büyütecek, bir hayat sigortası modelinin oluşturulması gerekir.
Türkiye’de batıdaki gibi hayat
sigortası ürünlerinin piyasada olmasına rağmen, ülkemizde yüksek
enflasyondan dolayı hayat sigortasında ulaşılması gereken büyüklüğe
ulaşılamamıştır. Ülkemizde mevcut olan yüksek enflasyon, hayat
sigortalarının gelişmesini ve fonksiyonlarını tam olarak yerine
getirmesini zorlaştırmaktadır. Bu makale çalışmasında hayat sigortası
tekniğine dayalı, enflasyonun etkisini elimine eden, bir model önerisi yer
almaktadır. Bireysel girişimlerin finanse edilmesinde kullanılması düşünülen,
bireysel girişimlerin değerine endeksli
bu hayat sigortası modelinde, birikimler bireysel girişimin değerine
endekslenmiş ve böylece enflasyonist etkiler minimum düzeye indirilmiştir.
Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde, bu model önerisinin bir çözüm
olacağı düşünülmektedir.
Bireysel girişim
için, sermayeye ihtiyaç vardır. Üretim yapabilmek için, bilgiye ihtiyaç
vardır. Rekabet edebilmek ve ayakta durabilmek için, teknolojiye ihtiyaç
vardır. Bu model, ihtiyaç duyulan sermayenin oluşturulmasına yöneliktir.
Bu sistemin çalışması, uzlaşma, işbirliği ve dayanışma ilkelerine
dayanmaktadır. Bu sistemde koordinatörlük görevini, hayat sigorta şirketleri
üstlenecektir. Hayat sigorta şirketleri, bireysel girişimciler, bankalar,
emlak şirketleri ve diğer ilgili şirketler arasında koordinatörlük
yapacaktır. Böylece, bu sistemde yer alacak taraflar arasındaki ilişkileri
sağlayan bağ görevini görecek ve sisteme hayat vereceklerdir. Hayat
sigorta şirketleri, bireysel girişimcilerin küçük tasarruflarını birleştirecek,
bankaların desteği ve işbirliği ile yatırıma sevk edecek, sağlanan
gelirler ve ana birikimler ile bireysel girişimler finanse edilecektir.
Bu sigorta
modelinde, sigortalı, istediği bireysel girişimi seçebilir.
Bu bireysel girişim, bir konuta, bir çiftliğe, bir büroya, bir iş
yerine sahip olma planı olabilir. Sigortalı, seçtiği bireysel girişim
planının gerçekleşmesi için gerekli olan para teşkil oluncaya kadar,
prim öder. Prim ödemeleri sigortalının gelirine bağlı olup,
gelirdeki artış oranına bağlı olarak, ödediği primleri de artırabilir.
Birikimler ise bireysel girişime endeksli olup, bireysel girişimin değerindeki
artış oranında, birikimlerde değer kazanır. Böylece birikimler enflasyon
karşısında değerini korur. Sigortalı, sigorta sözleşmesinde öngörülen
miktarda birikime sahip olunca, seçtiği bireysel girişimi gerçekleştirir.
Sigortalı, gerekli sermaye teşkil edilmeden önce ölürse, sermayenin eksik
kalan kısmı, ölüm teminatından karşılanır, ve sigortaya konu olan
bireysel girişimin maddi karşılıkları, sigortalının menfaatdarlarına
verilir.
Sigorta şirketi, banka ve emlak şirketi
aralarında anlaşarak, emlak finansman sistemi kurabilirler. Bu durumda
sistem şöyle çalışır: Bu sistem yardımı ile emlak sahibi olmak isteyen
kişi, emlaka endeksli hayat sigortası yapar. Primlerini sigorta şirketine
öder. Sigorta şirketi, primlerin birikime kalan kısmını, yatırıma yönlendirilmesi
için bankaya yatırır. Bankada oluşan bu birikimleri, emlak temin etme
finansmanında kullanır. Bir emlak şirketi ile veya inşaat şirketi ile
anlaşarak, sağladığı finansman karşılığında, hazır konut, arazi, çiftlik
gibi emlak alır. Aldığı bu emlakı ise sigorta şirketine verir. Sigorta
şirketi de, sigorta süresi dolan sigortalılara, hak ettiği emlakı teslim
eder. Sistem bu şekilde işlemeye devam eder.
Ortaya konan model uygulandığı
taktirde, büyük miktarda uzun vadeli hayat sigortası fonları yaratacağı,
(Türkiye’nin uzun vadede potansiyel fon büyüklüğü 150 ile 160 milyar
euro olarak tahmin edilmektedir.) bu fonların,
Türkiye’de fon
yetersizliklerinden kaynaklanan ekonomik krizleri önleyeceği,
bankalara kaynak sağlayarak, faiz oranlarına istikrar kazandıracağı, yatırımları
artırarak reel sektöre canlılık kazandıracağı öngörülmektedir. Dünyadaki
uygulamalar ve tarihsel gelişmeler de bu düşünceyi kuvvetle destekler
mahiyettedir. Gelişmiş bazı batı ülkelerindeki hayat sigortası
uygulamalarının ve sistemlerinin incelenmesi sonucu, bu ülkelerin büyük
miktarlarda hayat sigortası fonlarına sahip olduğu ve bu fonları ekonomi
çarklarının döndürülmesinde çok iyi şekilde kullandıkları, bu fonların
ekonomi içinde büyük öneme sahip olduğu anlaşılmıştır. Rakamsal
veriler de bu düşünceleri kuvvetle desteklemekte ve doğrulamaktadır.
Önerilen hayat sigortası
modelinin çalışması, aşağıda bir örnek üzerinde gösterilmiştir. Örnekte
yer alan verilere bağlı olarak, ödenecek primler, oluşacak bireysel girişim
finansman karşılıkları, zamana bağlı olarak hesaplanmış ve 1 nolu
tabloda yer verilmiştir.
Varsayımlar ve kabuller
Bireysel
girişimin hedefi : Bir işyerine sahip olma
Bireysel girişimin ilk değeri : 100.000 euro
Bireysel
girişimin yıllık değer artışı : %2,5
Ödenecek
ilk yıllık prim : 6.000 euro
Primlerdeki yıllık
artış : %3
Yukarda belirtilen şartlarda,
sigortalı olan kişi, primlerini zamanında ödediği taktirde, 1 nolu tablodan
da anlaşılacağı gibi, 17. yıllın sonunda, arzuladığı bireysel girişimin
gerçekleşmesini sağlamış olacaktır.
Tablo 1: Primler ve
Karşılıklar Tablosu
KAYNAKÇA
•Carson, Carol S. International
Financial Statistics. Washington, D.C. International Monetary Fund. 2002.
•Devlet İstatistik Enstitüsü. http://www.dia.gov.tr
(24 Haziran 2003)
Karabulut, Hakkı. Bireysel Girişimlerin
Hayat Sigortası Modeli ile Finanse Edilmesi. Doktora Tezi. Marmara Üniversitesi
Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü. 2003.
•Leglu, Jacques, Anni Helman ve Bruno
Pochat. European Insurance in Figures. Comite European des Assurances. 2001.
•American Council of Life Insurers.
Life Insurers Fact Book. Washington, D.C. 2001.
•Sigorta Denetleme Kurulu. Türkiye’de
Sigorta Faaliyetleri Hakkında Raporlar.
•U.S Departmant of Commerce Economics
and Statistics Administration. Statistical Abstract of the United States. 121.
Edition. Washington, D.C. 2001.
•Swiss Re. World Insurance in 2000.
Sigma No: 6/2001. Zurich. 2001.
Dr.
Hakkı KARABULUT
Sigorta
Denetleme Kurulu Aktüeri